ÇEVİRİ VE EKODİLBİLİMİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELEDE ÖNEMİ

Kaynak: Talking Heads

https://www.talkingheads.co.uk/newsarticles/translation-ecolinguistics-climate-change

İklim değişikliği çeviri hizmetleri ve ekodilbilim, iklim değişikliği iletişimi ve nihayetinde insanların bu küresel sorunu nasıl algıladıkları üzerinde çok önemli bir etkiye sahiptir. Bu makale iklim değişikliğiyle mücadelede çeviri, dil ve ekodilbilimin önemini tartışmaktadır.

İklim Değişikliği Çevirisinin Önemi:

İklim değişikliği küresel bir sorundur. Bu, bir ülkenin diğerinden daha fazla etkilenmesi veya onu düzeltmek için diğerinden daha fazla sorumluluğa sahip olması durumu değildir. Basitçe söylemek gerekirse, her ülke şu veya bu şekilde eşit olarak etkilenecektir ve harekete geçmek için küresel bir sorumluluğumuz mevcuttur. Küresel sorunlar için, çeviri ve yorumlama, iklim değişikliğiyle ilgili kültürler arası ve diller arası iletişim arasında köprü kurmanın anahtarıdır.

Gelişmiş ve gelişmekte olan farklı ülkeler, farklı ekonomik ve politik gündemleri göz önüne alındığında, iklim değişikliği konusunda yine farklı duruşlara sahiptir. İklim değişikliği tercümesi ve yorumu, ülkelerin iklim değişikliğini bir sorun olarak kabul ederken aynı fikirde olmalarını sağlar. Ancak iklim değişikliğine yaklaşım konusunda karşılıklı anlaşmalara varmak tamamen farklı bir konudur. Örneğin, CO2 emisyonlarının nasıl azaltılması gerektiği ve gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere nasıl yardımcı olabileceği konusunda bir çekişme vardır. Hükümetler, iklim değişikliğiyle mücadelede özlü ve tutarlı bir küresel yaklaşım olmadan ilerleyemez ve harekete geçemez.

İklim değişikliği hakkındaki söylemin, onu anlamamızı ve algılamamızı etkilediğine dikkat etmek önemlidir. İklim değişikliği söylemi her ülkede farklıdır ve medya ve siyasi platformlar belirli anlatıları desteklemek için onu farklı şekilde çerçeveler. Bu nedenle, çeviri çözümün yalnızca bir parçasıdır, dilbilim yani dil çalışması ile eşleştirilmesi gerekmektedir.

Dilin Rolü:

Daha önce de belirtildiği gibi, insanların (ve ülkelerin) iklim değişikliğini tanımlamak ve hakkında konuşmak için kullandıkları kelimelerin seçimi, insanların iklim değişikliği algısını etkiler. Buna verilebilecek harika bir örnek, ‘iklim değişikliği’ teriminin kısa sürede ‘küresel ısınma’nın yerini alması olabilir. Pek çok şüpheci kimse, küresel ısınma teorisinde kusurlar bulurken, tabiri caizse bu yeniden “markalama” daha hızlı ve etkili biçimde harekete geçmek için gerekli olmuştur.

Toplumdaki gruplar iklim değişikliği gibi konularda tartıştıklarında, kelime seçimleri ve dil anlatılarını ve görüşlerini desteklemek için kullanılır. Bu, toplumdilbilimde – dilin toplumdaki ilişkileri tanımlamadaki rolü – önemli ölçüde araştırılmıştır. İklim değişikliği açısından, ekodilbilim kritik çalışma alanı olacaktır.

Ekodilbilim Nedir?

1990’larda Arran Stibbe tarafından geliştirilen Ecolinguistics, dilbilimin gelişmekte olan modern bir dalıdır. Bir topluluğun yazılı ve sözlü dilini eleştirel bir şekilde analiz etmeyi ve bunu, söz konusu topluluğun yaşadığı ve geliştiği çevreyle ilişkilendirmeyi amaçlar. Analiz, bir topluluk tarafından kullanılan dil ile çevreleri arasında bir bağlantı kurarak küresel veya yerel ölçekte yapılabilir.

Yazılı ve sözlü dil kişinin davranışını etkiler. Bu nedenle, ekodilbilim, araştırmacıların belirli çevresel sorunları ve iklim değişikliği davranışlarını hangi kelimelerin etkilediği konusunda sonuçlar çıkarmasına olanak tanır. İklim değişikliği iletişiminde medyanın ve politik söylemin çevresel sorunları ve iklim değişikliğini çeşitli izleyicilere nasıl aktardığını analiz etme fırsatı sunar.

Sonuç Olarak:

Tercüme ve dil, dünya genelinde iklim değişikliğinden etkilenen ve savunmasız kişilerin farklı deneyimlerini ve anlatılarını anlamamıza yardımcı olabilirken, ekodilbilim, ekolojik olarak yıkıcı bir toplumu destekleyen zararlı anlatıları ve söylemleri belirlemeye yardımcı olabilir. Sonuç olarak, bu uzmanlık, her ülkenin birlikte ilerlemek için ortak bir zemin bulabilmesi için iklim değişikliğini anlamamıza yardımcı olacaktır.

 

Share:

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on linkedin
LinkedIn

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Patra Blog

Benzer Paylaşımlar

PARMESAN: COĞRAFİ İŞARET VE TERCÜME İNCELEMESİ

Kaynak: https://iprgezgini.org/2024/02/06/parmesan-daglari-singapurdan-cografi-isaret-tercumesi-ustune-zihin-acici-bir-karar/   Özlem Fütman’ın kaleme aldığı bu ilginç konu Coğrafi işaret konusunda tercümenin de öneminin altını çizmesi bakımınından aydınlatıcı. Tamamına yukarıda verilen linkten ulaşabileceğiniz

YAPAY ZEKA SAĞLIKTA ÇIĞIR AÇIYOR

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/articles BBC’de yayınlanan habere göre İsveç’te yapılan bir araştırma, yapay zekanın meme kanseri için çekilen röntgenleri inceleyerek kanseri tespit edebileceğini ortaya koydu. Lund Üniversitesi’nden

HİSSEDEBİLEN HİPERSENSİTİF ROBOT EL

Kaynak: https://arstechnica.com/science/2023/05/hypersensitive-robot-hand-is-eerily-human-in-how-it-can-feel-things/   Biyonik uzuvlardan duyarlı androidlere kadar, bilim kurgudaki robotik varlıklar, biyoloji ve makine arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Gerçek hayattaki robotlar filmlerdekilere kıyasla elbette şu

SAĞLIKTA YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ

Yapay zekanın gün geçtikçe gelişmesiyle, AI kullanım alanı da giderek genişliyor. Bu teknolojinin kullanımına geçtiğimiz günlerde bir yenisi daha eklendi. Artık yapay zeka teknolojisi, sağlık

İletişim